Kendini Ertelemenin Gizli Bedeli ve Bunu Nasıl Aşarsın

Hepimiz zaman zaman “yarın başlarım” demişizdir. Diyete, spora, yeni bir işe, hatta bir hayale… O “yarın” hiç gelmediğinde ise içimizde tanımlayamadığımız bir sıkışma hissi büyümeye başlar.
Peki aslında neyi erteliyoruz? Gerçekten bir işi mi, yoksa kendi potansiyelimizi mi?

Ertelemenin Görünmeyen Sebepleri

Birçok danışanım seanslarda şunu söyler:

“Aslında yapmak istiyorum ama bir türlü başlayamıyorum.”

Bu durumda genellikle tembellik değil, korku vardır. Başarısız olmaktan, yargılanmaktan veya değişimle gelen bilinmezlikten korkarız.
Bilinçaltı, seni korumaya çalıştığını sanarak seni konfor alanında tutar. Ancak konfor alanı, uzun vadede seni büyütmez; seni yavaşça durdurur.

Küçük Adımların Gücü

Başlamak için mükemmel zamanı bekleme. Çünkü mükemmel zaman, sen harekete geçtiğinde oluşur.
Küçük ama istikrarlı adımlar, büyük dönüşümlerin temelidir.

  • 10 dakika yürüyüşle başla.
  • Günde 5 sayfa kitap oku.
  • Sadece 15 dakika boyunca odaklanarak bir görevi tamamla.

Bu küçük zaferler beynine “yapabiliyorum” mesajı verir ve özgüvenini besler.

Kendine Şefkatle Yaklaş

Erteleme döngüsünü kırmak, kendini cezalandırmakla değil, kendine anlayış göstermekle mümkündür.
Kendine şu soruyu sor:

“Bunu yapmamamın altında hangi duygu yatıyor?”
Bu farkındalık, dönüşümün ilk adımıdır.

Son Söz: Bugün Başla, Küçük Başla, Ama Başla

Kendine söz ver: Bugün bir adım at. Mükemmel olmak zorunda değilsin. Her büyük değişim, bir “bugün”le başladı.

Unutma:

Değişim, dışarıda bir şeyleri düzeltmekle değil, içeride bir kararla başlar.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir